Risk yönetiminin olmazsa olmazları

Risk yönetilebilir; riskin sizi yönetmesi gerekmiyor…

1- RİSK: Siz mi onu, o mu sizi yönetiyor? İşte esas soru bu!

Risk yönetimi, iyi yönetimin temel koşuludur. Üstlenilen risklerin farkında olunursa başarı ya da başarısızlıklar yaşanırken hangi faktörlerin ön plana çıktığını, önem kazandığı daha kolay görülür. Hele bu süreci organizasyonel bir yapı içinde ele alırsanız sıkıntı yaşandığında hata nerede, sorunlu(lar) kim, çok daha rahat belirlenebilir. Dolayısıyla risk yönetimi önemli bir disiplindir, işletmelere değer katan bir disiplindir. Ve bu, ancak ciddi bir eğitimle kazanılabilen bir disiplindir.

2- Bir soru ile başlayalım: Şirketler bilinen finansal riskler dışında ne tür risklerle karşı karşıyalar? Risk yönetimi şirketler için neden kritik?

Risk yönetimi şirketler için hayatta kalmanın olmazsa olmazıdır. Maalesef bu konuda yeterli bir önem algısı ve risk kültür olmayışı önümüzdeki en büyük engel. Örneğin Rusya ile yaşanan kriz, veya ülkemizde yaşanan terör olayları hem turizmi hem de ticaretimizi olumsuz etkiledi. Burada bir risk yönetimi uygulanıyor olsa, yaşanılan olumsuzluklardan korunulabilir miydi? Elbette korunulurdu.

3- Risk yönetiminin en önemli tamamlayıcıları stres testi ve senaryo analizidir

Kolay değildir ama eğitim, akıl ve deneyim ile bu analizleri yapmak mümkündür. Örneğin tek alıcınız Rusya ise ya da otelinizin en büyük çoğunluğu Rusya’dan geliyorsa şu soruyu sorabilirsiniz “Rusya benden mal almazsa ikinci seçeneğim nedir?” Ya da “Rus turistler herhangi bir nedenle Türkiye’ye gelmezse B Planımız var mıdır?” İşte bu sorulara yanıtlar ve uygun eylem planları hazırlarsanız (ki maliyeti çok düşük olan çalışmalardır bunlar), sıkıntı anında bu planları devreye sokarak krizi aşabilir ya da en azından işletme ayakta kalmaya devam edebilir.

4- Bu konuda devletin rolü de çok önemlidir

Örneğin, BDDK turizm kredilerinin geri ödenmesinde kolaylık sağlanmasına ilişkin yönetmelik yayınladı. Bu tabii ki kendi başına olumlu bir adım idi… Güzel ama bankacılık ve finans literatüründe burada “istismar riski = moral hazard” olarak adlandırılan bir durumu da göz ardı etmek mümkün değil. Kamu otoritesinin bu tür adımlarının, force major olmadığı sürece piyasada görülebilecek basiretsiz davranışları dolaylı da olsa ödüllendirilmiş olması durumunun iyi değerlendirilmesi gerekiyor. İnsan ve teknoloji kaynaklı risklerin yanında yıkıcı ve beklenmedik doğal afetler, yangı ve terör gibi olayları içeren operasyonel risk bu bağlamda en fazla ciddiye alınması gereken risk türü.

5- Bir soru daha: Şirketler maruz kaldıkları olası riskleri saptamak için neler yapmalı?

Burada öncelikle konuşmak ve diyalog, yani risk iletişimi her işin başı, risk yönetiminin birinci adımı; “riskyönetimi101.” Bu işi kim yapmalı ya da kim önderlik etmeli? Tabii ki mali müşavir ve muhasebeci değil! Risk yönetimi farklı bir uzmanlık dalıdır. Örneğin gözünüzle ilgili bir sorununuz olduğunda “canım o da doktor ne fark eder” diye bir KBB uzmanına gider misiniz? Şirketler de kendi içlerinde bir bilen nezdinde Risk Forumu / Risk Çalıştayı oluşturmak zorundalar. Bu işin başlangıcı da hiç şüphesiz ilgili eğitim süreçlerinin kurgulanması ve uygulanmasıdır.

6- Son bir soru: Riskin yönetimi konusunda şirketlerde sıkça gözlemlenen hatalar nelerdir?

Son derece kısıtlı bir hafıza ile çalışılıyor, günü kurtarma çabası baskın olduğu için birçok önemli işaretin gözden kaçıyor olması. Kısa hafıza beraberinde unutkanlığı getiriyor, hatalardan ders alınmıyor ve benzer hatalar belli belirsiz aralıklarla tekrarlanıyor. Bu işin üstesinden gelmenin yolu detaylı ve sürekli kayıt tutulması, adeta bir sabıka kaydı gibi.

Son zamanlarda yeni bir kavram risk yönetimi dünyasını yakından ilgilendiriyor: “Veriye dayalı karar vermek”. Ne var ki bu durum yeniliğe karşı dirençli olan bir yapı tarafından pek kabul görmüyor. Uçakların pilot kabinini (kokpit) gözünüzün önüne getirin, uçağı pilot kullanıyor, bütün sorumluluk ve yetki onda ama göstergelere bakarak karar veriyor. Ya göstergelerin yetmediği anlar İşte o noktada da devreye deneyim, sezgi ve bilgelik giriyor.

Tüm bunlar zaman içinde kazanılacak melekeler ve temelinde eğitim yatmaktadır. Çok iyi risk yönetimi yapan şirketler bile zaman zaman beklenmedik riskler karşısında zor anlar yaşayabiliyorlar. Bunun temelinde hayal gücü gerektiren stres testleri ve senaryo analizlerinin yetersizliği yer almaktadır. Mesele yangın çıktıktan sonra nasıl söndürüleceği değil, yangın çıkmasına neden olabilecek faktörlerin (risklerin) bertaraf edilmesidir.

SON SÖZ: Risk yönetilebilir; Riskin sizi yönetmesi gerekmiyor…

yükleniyor...